Zaman: 07 Eylül 2010, 02:18:10

Tüm zamanlar UTC + 10 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: 2006 dunya basketbol sampiyonasi
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağustos 2006, 00:28:43 
Bağımlı

Kayıt: 12 Ağustos 2006, 00:02:46
Mesajlar: 912
girenin çıkanın mehmet okur ile hidayet türkoğlu na olduğu turnuvadır. takım maç kazanınca ooohhh bunlara kapak olsun diyoruz. eğer kaybederse de vatan hainleri gelmediler milli takıma, takım yeniliyor diyeceğiz...

önce bişey söyleyeyim. ben de onların yerinde olsam en azından bir turnuvaya gelmek istemezdim. bunlarda insan ve muhtemelen 8 yaşından beri her yazı ya milli takım kampında geçiriyorlar ya da yaz turnuvalarında.. bunun için gelmemeye en uygun turnuva da takım arkadaşlarım tarafından suçlandığım, milli takım menejeri tarafından satıldığım, sırbistan'dan sonraki ilk turnuva olurdu herhalde. onun için memo ile hedo'nun gelmemesine çok bozuk değilim. ama bu her galibiyetten sonra size kapak olsun dememe engel olmuyor...

aslında bu turnuvaya iyi başlamış olmamız bize bir gerçeği göstermeli... biz, dünya basketbolunda kendimizi koyduğumuz yerde değiliz. bizim seviyemiz, avrupa şampiyonalarında yarı final, dünya şampiyonalarında çeyrek final seviyesidir. ve bunu yakalarsak başarılı olmuş oluruz. ama biz 2001'den sonra kendimizi her turnuvada final noktasına konumlandırdık ki bu da takım üzerinde kaldıramayacağı bir baskı oluşturdu. o seviyede bir takım değiliz biz. memo ve hedonun da geldiğini düşünün bu turnuvaya...

mehmet: nba'in vasat bir oyuncusu
hedo:nba'in vasat bir oyuncusu
ersan: nba'de bir sezonu boş geçirmiş 19 yaşında bir oyuncu
hakan: 19 yaşında bir guard. söylerken bile komik gelmiyor mu?
serkan: kendi şutunu yaratamayan vasat bir şutör

ve bir dolu iyiniyetli ama düz oyuncu... buyuz biz... ispanya, fransa, sırbistan, yunanistan, abd, arjantin, litvanya, italya, brezilya hem ekol hem de oyuncu kalitesi olarak üstümüzdeler. savunma direncini sahaya yansıtabildiğimiz, şutumuzun girdiği, herşeyin iyi gittiği günlerde bunlardan bir kaçını yenebiliriz. ama bir turnuva süresince hep kazanamayız. bu turnuvada da kazanamayacağız...

şu ana kadar yaptıklarımız ışığında bişeyi sorgulamak lazım. turnuva başlamadan milli takımın maçları ile ilgili tahmin yapsaydık nasıl yapardık. ya da garanti den sürprize kazanacağımız maçları sıralasaydık.
ben şöyle yaptım.

katar
avustralya
litvanya.... siskauskas ve jasikevicius yok... yoksa brezilyanın üstüne çıkardı.
brezilya
yunanistan

yani aslında henüz asıl iki zor takımla oynamadık. ama şuna kabulüm. 2005'deki kadro bu iki maçı hayatta kazanamaz, tek katar galibiyetiyle eve dönerdi.

aldığımız iki galibiyet ve bunlara ilave katar galibiyeti bizi 2 ya da 3. sıradan 2. tura çıkarır. eğer orada da bir güzellik yapar çeyrek final oynarsak bu müthiş bişey olur. takım, havaalanında konvoylarla karşılanmalıdır. bunun üstünü bu takımdan beklerseniz gereksiz bir beklenti içine girmiş olur, bu harika başarıyı da bok etmiş olursunuz...

hakan, ersan, kaya, fatih, serkan... şu beşe bi bakın... türkiye liginde şampiyon olur mu bu kadro... ben söyleyeyim. ilk beşe girerse başarıdır. işte asıl başarı öyküsü de burda.. tek tek baktığında vasat olan kadro, takım kurgusu içinde bireylerin toplamından daha fazla güce sahip olmuştur. ve yıllardır aradığımız ekol de belki budur. ölümüne savunma yapan bir takım... acaip hızlı top çevirip, boş adamı bulan ispanya, her noktadan her oyuncusuyla şut sokan litvanya, pire gibi atletik oyuncularıyla savunmayı kevgire çeviren fransa, ve bunların karşısında savunmasıyla duran italya, yunanistan ve türkiye. bence avrupa basketbolunda böyle konumlanmalıyız. en azından bu jenerasyonla...

son olarak, tıpkı ümit milli takım gibi bu takımla da gurur duyduğumu söylemeliyim. oyunu bırakmamaları, çok mücadele etmeleri bir yana... bir detay beni gururlandırdı bu tunuvada. avustralya maçından sonra andrew bogut a acaip sinirlenen murat kosova, üç uzunumuza bogut'u sordu. kosava'nın da gazıyla bogut'a kin dolu olan ben, bildiğim tüm küfürleri edip, terbiyesizlikle suçlarken, bu adamın küstah ve ajite edici tavırlarına bizzat maruz kalan üç uzunumuzun ağzından bogut la ilgili, bu adam çok terbiyesiz diye bir laf bile çıkmadı. avustralya her pozisyonda son derece sert oynuyor dediler sadece... işte iyi sporculardan kurulmuş bir takım... çok gururlandım...

bir de teknik manejeri harun erdenay, yardımcı antrönörü orhun ene, kaptanı ibrahim kutluay olan bir takımdan bahsediyoruz. nasıl terbiyesizlik yapar ki bu oyuncular.

_________________
=================================
avatar ve imza kaygısı ta$ımayan bir üyeliktir.
=================================


Çevrimdışı
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Ynt: 2006 dunya basketbol sampiyonasi
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağustos 2006, 21:29:37 
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Mayıs 2006, 16:52:43
Mesajlar: 4047
Konum: Eskiþehir
ersan: nba'de bir sezonu boş geçirmiş 19 yaşında bir oyuncu
hakan: 19 yaşında bir guard. söylerken bile komik gelmiyor mu?
serkan: kendi şutunu yaratamayan vasat bir şutör
bu sözlere katılıyorum ama gülmekten sen o zaman hiç milli takımı izlememişsin :omg

_________________
[tt]yaşamak
seni sevmek
gibi ciddi
bir iştir
sevgilim[/tt]


Çevrimdışı
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Ynt: 2006 dunya basketbol sampiyonasi
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağustos 2006, 23:51:54 
Bağımlı

Kayıt: 12 Ağustos 2006, 00:02:46
Mesajlar: 912
ben düsüncemi soyledim.

_________________
=================================
avatar ve imza kaygısı ta$ımayan bir üyeliktir.
=================================


Çevrimdışı
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 10 saat


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap: